Özen Göstermek Zorunda Mıyım?

Hepimiz özen gösterilen biri olmayı dilerken çoğu kez kendimizi - insanlara, kendimize, ilişkilerimize, doğaya ya da hayvanlara karşı - özen göstermezken bulabiliyoruz. Genelde bir yakınma halinde olan insanoğlu, şikayetçi olduğu bu durumun son bulmasını istemeye devam ederken eylemsizlik halinde olmayı da sürdürmektedir.

Hassasiyet ve nezaket, zayıflık ve umutsuzluk göstergesi değil, gücün ve çözümün tezahürleridir.” - Halil Cibran

Bir annenin bebeğine özen göstermemesi mümkün olabilir mi? Beslenmesiyle ilgilenmiyor, ağladığında telaşlanmıyor ya da uyumadığında umursamıyorsa o annenin sevgisinden ne kadar söz edilebilir?


Bu durumu doğa tutkunu biri için de ele alabiliriz. Kendini doğa sever olarak tanımlayan bir insanın çiçeklerini sulamaması, kağıtları israf etmesi ya da ormana gittiğinde yerde bir çöp gördüğünde umursamadan yürüyüp gitmesi sevgisini ne kadar geçerli kılabilir?


"İnsanın insana duyduğu özen" için de aynı durum söz konusudur. Birbirini sevdiğini söyleyen ama birbirine saygısızca davranan, bağıran, sürekli eleştiren, değersiz hissettiren, küçümseyen ya da birbirine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen kişilerin sevgisinden söz etmek mümkün değildir.


Dilden dökülen sevgi sözcükleri eylem seviyesinde eksik ise ve kişiler arasında karşılıklı bir özensizlik söz konusuysa, tıpkı bir annenin bebeğine özen göstermediği durumda bebeğin hayatta kalamayacağı gibi bu ikili ilişkiler de "ayakta kalamaz".


"Dikkat, sevginin en temel biçimidir. Onun aracılığıyla, kutsarız ve kutsanırız." - John Tarrant


Sevdiğimiz şeyin yaşaması, büyümesi ve gelişmesi için ona "özen" göstereceğiz ve bunu tüm kalbimizle yapacağız, görev gibi görmeden akacak içimizden, kendiliğinden. Bu ister bir insan, ister bahçemizdeki saksıda bulunan bir çiçek, ister kaldırımda yürüyen bir karınca olsun durum aynıdır aslında. İlgisizliğin ve özensizliğin bulunduğu ortamda sevgi son bulacaktır. Sevginin son bulacağı bir ortamda ise "yaşam" son bulacaktır.

Bu satırları yazarken aklıma "Lady Bird" filminden bir sahne geldi. Biraz bakındıktan sonra anımsamakta olduğum replikleri buldum.


Rahibe: Kasabamız hakkında çok canlı ve özel ayrıntılarla yazıyorsunuz. Burayı gerçekten seviyor olmalısın."

Ve cevap verdi: "Sevdiğimi bilmiyorum, sadece ilgi gösteriyorum"


Ve rahibe: "İlgi göstermek büyük bir aşk biçimi değil mi?"

Dikkat etmek, ilgi gösteriyor olmak güzel bir sevme şeklidir. Ve "sevgi ve emek" ayrılmaz iki bütündür. Seviyorsak emek vereceğiz. Emek vermekten yakınmayacağız, bunu karşılıksız ve beklentimiz olmadan yapacağız. Gerçekten zaman ayıracağız. Gerçekten ilgi göstereceğiz. Bir lütuf olarak görmeyeceğiz.


Öyleyse şimdi, hala yapabiliyorken, git sevgilini, anneni, kardeşini, eşini, köpeğini, bitkini, arkadaşını, çocuğunu, toprağı, nefesini ya da bedenini sev.


Ona dikkat et. Yanağına dokun. Gözlerinin içine bu sefer gerçekten bak. Nasıl olduğunu sor. Sarıl ona, gerçekten sarıl. Sevgini doyasıya belli et. İlgini doyasıya hissettir. Hayat mucizevi ve zaman gerçeği de bu mucize hayatımızın bir parçası ve hızla akıp geçiyor. Erteleme!


Özen göstermeyi, ilgili olmayı ve emek vermekten ödün vermemeyi içselleştirdiğimiz ölçüde "sevgi" yaşamımız boyunca ilişkili olduğumuz herkesle ve her şeyde varlığını "kalıcı" olacak şekilde sürdürecektir.


Günün sonunda sevmek ve sevilmekten, bu duyguyu karşılıklı paylaşmaktan ve hissetmekten önemli ne olabilir ki?

  • Siyah Instagram Simge