"Ben"in Yolculuğu

Hayatın bir “yolculuk”, bir “okul” olduğu ve “önemli dersler” çıkarmak için burada olduğumuz söyleniyor. Evet, hepimiz mutlu ve anlamlı bir yaşam sürmek istiyoruz. Peki hayatta doyumu yakalayabilmek için, tam ve bütün hissetmek için ne yapıyoruz? Bunun üzerinde gerçekten çalışıyor muyuz?

“Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.” - Tolstoy

Kendi kendini keşfetme yolculuğumuzda, "kendimizi" anlamanın ilk adımı, kendi kendini sorgulama sürecidir. Michelangelo' nun da dediği gibi: “Her taş bloğunun içinde bir heykel var ve onu keşfetmek heykeltraşın görevi.”


İhtiyacımız olan her şey zaten burada, kendi içimizde, keşfedilmeyi bekliyor ve buraya adım attığımız an, kendi dışımızda var olan sevgiyi de görebileceğiz. Hayatlarımızı yeni bir yöne götürmek ve iç huzurumuzu bulmak istiyorsak bu yol belki kolay olmayacak, belki uzun zaman alacak ve üzerinde pratik yapmamızı gerektirecektir. Sabır, azim ve inanç gerektirecektir.


Sorunsuz bir yolculuk olmayacak belki. Bazılarımız için bir anda olacak, bazılarımız için aylar, yıllar ve hatta bir ömür sürecek, ancak buna kesinlikle değer. Aslında, kendimize çıktığımız bu yolculuk en inanılmaz yolculuğumuzdur, her saniyesini sevmemizi sağlayacak bir yolculuk. Bunların hepsini bildiğimize göre, kendimizi buna adayıp adamayacağımıza karar vermemiz gerekir. Kendimizi keşfetme yolculuğuna çıkmak istiyorsak, bu çok önemli bir noktadır çünkü hayatımızı değiştirmeye karar verdiğimiz an, içimizde yatan ve bizi bekleyen sonsuz sevgiyi, gerçek benliğimizi keşfetmek istediğimize karar verdiğimiz an, bu "dönüm noktamız" olacaktır.


Bana sorarsanız, burası çoğumuzun “durduğu” yerdir, çünkü kendimize ne kadar süreceği, herhangi bir şeyin gerçekten olup olmayacağı ve ne bulup bulamayacağımız hakkında "somut bir şeyler" taahhüt edemeyiz. İnsanlar sonuçları hemen görmek isterler. Sabırlı olma konusunda çok da iyi olduğumuz söylenemez.


Bu yolculuğa çıkmaya karar verdiğimiz anda, içsel bir değişim gerçekleşecek, bilincimizde bir değişim olacaktır. Artık bir zamanlar olduğumuz kişi olmak istemediğimizi, artık sevgi, onay ya da kabul "aramak" istemediğimizi hepimiz içimizde bir yerlerde biliyoruz. Kendimizi ve şimdiye kadar kendimiz hakkında oluşturduğumuz benlik imajını iyileştirebiliriz. "Gerçek ben kim?" Hepimizin huzuru ve mutluluğu hissetmek için sorması gereken yegâne soru bu değil midir? Kim bu ben?


Yeterince iyi olmadığımız, yeterince zeki olmadığımız, yeterince güzel olmadığımız, yeterince başarılı olmadığımız ve bunun gibi "yeterince olmadığımız" a ilişkin düşüncelerimizi değiştirmeli, bu olumsuz inançlarımızı iyileştirmeliyiz. Bu gerçek dışı inançlarımızın hepsi 'gerçek ben'in önündeki bariyerler. Bu bariyerlerin ötesindeki ben kimim? Aslında her şey kendimizi nasıl algıladığımız ve kendimizi dünyaya nasıl yansıttığımızla ilgilidir.


Her şeyin bizden doğduğunu, içimize dikkatle baktığımızda görebiliriz. Tüm problemlerimiz ve tüm sevinçlerimiz, kendimiz ve çevremizdeki dünya hakkında nasıl düşündüğümüz ve algıladığımızdan kaynaklanıyor.


Hepimiz birbirimizden özel olarak yaratıldık ve eşsiziz! Her birimizin kendine has bir misyonu var bu hayatta. İçsel huzurumuzu ve mutluluğumuzu, hayattaki misyonumuzu bulmak istiyorsak kendimizi sorgulamalı, harekete geçmeli ve kendimizle ilgili sahip olduğumuz olumsuz imajları, bize ait olmayan kimlikleri bırakmak için var gücümüzle çalışmalıyız.


"Ben"in kendini keşfetme yolculuğunda kim bilir bizi ne süprizler bekliyor!