İnanç ve Kararlılığa Dair

Kolomb bilinmeyen bir dünya hayal etti, bütün hayatını bu dünyanın varlığına adadı ve sonunda bu dünyayı buldu. Astronom Kopernik ise birden fazla dünya üzerine bir hayal kurdu ve diğer gezegenleri keşfetti. Bu insanların hayallerini gerçeğe dönüştürmelerindeki itici güçleri neydi? Bizden çok mu farklılardı? Ya da çok mu akıllılardı? Eğitimlerimi mi çok iyiydi? Yoksa şansları mı yaver gitmişti? Ya da hiçbiri mi?

Hayatta belirli bir amaç için kararlılığımız ve irademiz varsa, o zaman hiçbir şey bizi başarıya ulaşmaktan alıkoyamaz. İşte Kolomb, Kopernik ve daha nicelerinin hayallerini fiziksel gerçekliğe çevirmelerinin altında yatan sır buydu. Ancak çoğu zaman bizler amaçlarımızı gerçekleştirme yolunda sorunlarla karşılaştığımızda bunalıyor ve görünüşte sahip olduğumuz inancımızı ışık hızıyla kaybediyoruz. Evet, her şey yolunda giderken umutlu ve mutlu bir tavır sergilemek normaldir ama işler zorlaşmaya ve su bulanmaya başladığında bunu sürdürmeye devam edebilir miyiz?


Yaşam yolculuğunun sorunsuz olmadığını, başarısızlıkların bunun bir parçası olduğunu ve duruma takılmak yerine başarısızlıklarımıza rağmen ilerleyebilmeyi hatırlatabilir miyiz kendimize? Kararlı olduğumuzda ve zihnimizi disipline ettikten sonra hayalimizi gerçekleştirmemiz, hayalimizi yaşamamız ve yaşatmamız önündeki engel ne olabilir ki?Kendi önümüzdeki engelleri ve sınırları yine kendi zihnimiz koyuyor olabilir mi?

“Bizim kabul ettiklerimiz dışında zihnin hiçbir sınırı yoktur. İnanç sınırları kaldırır.” - Napoleon Hill

Yapmak istediğimiz şeyin "doğru" olduğunu düşünüyorsak ve ona "gerçekten inanıyorsak" gidelim ve onu yapalım! Bu süreçte elbette tökezleyebilir, yenilgiye uğradığımızı düşünebilir, bir hevesle başladığımız işi bırakma noktasına hızla gelebiliriz. Yenilgiyle karşılaşırsak geçici olabileceğini asla ama asla unutmayalım. Başkalarının ne dediğine aldırmayalım. Çünkü bazen yenilgiler en büyük başarı tohumlarının ekilmesini önayak olurlar ve bizler bunu önceden öngöremeyiz.

Tarih bize başarılı insanların neyi başarmak istedikleri konusunda "net" olduklarını ve bir zamanlar "hayal bile edilemez" görünen şeyleri tezahür ettirebildiklerini öğretti.


Bir düşün..


Edison da elektrikle çalışan bir ampül hayal ettiğinde sence de defalarca başarısızlıkla, yenilgiyle karşı karşıya kalmadı mı? Ya da ona karşı çıkan, yapamazsın diyenlerle karşılaşmadı mı? Ama o her şeye rağmen bu hayalinin peşinden gitti!


Lincoln siyahi köleliğin özgürlüğünü hayal ettiğinde hayalperest bulunmadı mı sence? Belki dalga bile geçtiler onunla. Yapamazsın, senin gücün buna yetmez dediler. Delirdiğini düşünenler bile oldu belki. Ama o herkese ve her şeye rağmen hayalini harekete geçirdi. Kuzey ve Güney’ in hayalini neredeyse gerçeğe dönüştürdüğünü görerek son nefesini verdi.

Ya Wright Kardeşler? Onlar ise havada uçan bir makine hayal etti ve hayallerinin gerçek olduğunu bugün hepimiz biliyoruz. Hayallerini hayata geçirmeleri sayesinde dünyanın diğer bir ucuna uçarak gidebiliyoruz. Onlar da bir hayalle başladı ve onlar tüm dünyaya uçmayı öğrettiler.. ”Bu nedir ve neden böyledir?” sorusunu sormaktan usanmadılar.

Albert Einstein' ın dediği gibi "Deliliğin tanımı, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir."

Farklı bir şeye sahip olmak için farklı bir şey yapmalıyız. Bu, zihniyetimizi değiştirmekle ilgilidir tamamen. Bu sebeple başarımızın boyutunu büyütmek istiyorsak inancımızın boyutunu güçlendirelim. İnançlarımız güçlendiğinde:


• Vizyonumuz daha net hale gelecektir.

• İrademiz güçlenecektir.

• Dayanıklılığımız ve esnekliğimiz oldukça artacaktır.

• Eylemlerimiz ateşlenecektir. (yani kendini gerçekleştirmek için zihnimiz tarafından akıl almaz yollarla harekete geçecektir!)

  • İnanç yeterli mi? Ya kararlılık?

Napoleon Hill' e göre kararlılık alışkanlığına götüren 4 temel adım vardır. Bunlar çok büyük bir zeka ya da çok fazla eğitim gerektirmez. Sadece biraz zaman ve çaba gerektirir.

  1. Yerine getirilmesi için ateşli arzumuzu destekleyen belirli bir "amaç".

  2. Sürekli eylemlerle uygulanan belirli bir "plan".

  3. Akrabaların, arkadaşların veya tanıdıkların olumsuz ve cesaret kırıcı etkilere karşı "kapalı bir zihin" yapısı.

  4. Kişiyi hem amaç hem de planın uygulanmasında cesaretlendirecek bir veya daha fazla insanın "dostça ittifakı".

Kararlılık özelliği hepimizin zihninde olağanüstü güçlere ulaşmamızı sağlayan bir tür ruhsal, zihinsel ya da kimyasal faaliyet oluşturur. 3 aydan fazla okula gitmeyen Thomas Edison' un dünyanın en büyük mucidi haline gelmesinin arkasındaki sır incelendiğinde bulunan cevap da kararlılığı olmuştur!


Geçmişteki peygamberleri, filozofları, mucitleri incelersek kararlılığın, emek yoğunlaştırılmasının ve amaç kesinliğinin başarılarının en önemli kaynakları olduğu kaçınılmaz sonuna varacağızdır.

Hayallerimizin tezahür oluşu tembellikten, ilgisizlikten, şüpheden ve ertelemekten doğmuyor. Hayallerimiz kararlılığımızla doğuyor, gerçekleştireceğimize dair yoğun bir coşku ve inanç ile doğuyor, pes etmeyerek bu ateşli arzumuzun peşinden giderek var oluyor!

"Bir şeyi istememiz" ve "onu almaya hazır olmamız" arasında bana kalırsa büyük bir fark vardır. Hiçbirimiz bir şeyi kazanacağımıza gerçekten inana dek hazır değilizdir. Sadece ümit etmemiz veya istekli olmamız yetmez. Yüreğimizde ve zihnimizde "sağlam bir inanç" olması gerekir ve bu "inancımızı ateşleyen kararlılığımızla" yolu yürümemiz gerekir. İşte o zaman bizi kimse tutamaz! Zihnimiz düşünebildiğimiz ve inandığımız her şeyi başarabilir.


Senin hayalin ne? Bu hayalini gerçekleştirebileceğine olan inancın ne? Kararlı mısın yoksa çoğunlukla şüpheyle mi yaklaşıyorsun? Hayallerini düşündüğünde bilinçaltında gezinen düşüncelerin, duyguların çoğunlukla nasıl? Haydi dur ve düşün. Düşün ve harekete geç. Hayalini hep canlı tut!


Senin yapamayacağın hiç bir şey yok.

Benim yapamayacağım hiç bir şey yok.

Hele ki bizim birlikte yapamayacağımız hiç bir şey yok!