Kuantum Siz: Descartes ve Newton Alacağınız Olsun!

Hepimiz öğretim hayatımızın bir parçasında bu isimleri duymuşuzdur: Descartes, Newton ve Einstein. Peki neydi bu isimlerin savundukları düşünceler? Hangi konularda anlaşmazlığa düştüler?

"Her şey enerjidir ve her şey yalnızca bundan ibarettir. Sahip olmayı istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumlandığınızda artık yapacak bir şey yoktur, o gerçeklik size ait olur. Bundan başka bir yol yoktur. Bunun adı felsefe değil, fiziktir." -Einstein

1) "Descartes" evrenin mekanik modelinin savunucusuydu. Bu model evrenin tahmin edilir yasalarla yürütüldüğünü söyler. Descartes zihin ve madde kavramları arasında ikililik yaratan bir inanç sistemi oluşturdu. Bu anlayış yüzyıllarca kabul gördü.

2) "Sir Isaac Newton" un da, bu görüşleri destekleyen deney ve teorileri oldu. Evrenin yalnızca bir makine olduğunu söyleyen kavramı pekiştirmekle kalmadı, aynı zamanda insanların fiziksel dünyanın işleyişindeki düzeni belirleyebileceği, hesaplayabileceği ve öngörebileceği bir dizi yasa üretti. “Klasik” Newtoncu fizik modeline göre, tüm şeylerin somut olduğu ve gerçekliğin bütünüyle önceden öngörülebileceği kabul edildi.


3) İnsanların neticeler üzerinde yok denecek kadar az etkiye sahip olduğunu söyleyen bu görüş karşısında, yaklaşık 200 yıl sonra "Einstein" "E= mc2" denklemini yarattı. Einstein’ a göre “enerji ve madde” temelde birbirleriyle öyle ilişkideydiler ki aslında tek ve aynıydılar!


Einstein evrenin işleyişine dair Newton ve Descartes ile tezat oluşturan yeni bir anlayış ortaya çıkardı. Fiziksel dünyamızın en temel bileşenleri, gözlemcinin zihnine bağlı olarak hem dalga (enerji) hem de partiküllerdir (fiziksel madde). Yani sadece maddeden oluşmuyorduk ya da atom sadece katı bir çekirdekten ibaret değildi! Böylece ortaya yeni bir bilim alanı çıktı: Kuantum Fiziği. Bu değişim, içinde yaşadığımızı düşündüğümüz dünyanın yeniden doğuşuydu. Atomlar katı maddelerden oluşmamaktadır. Aksine atomlar ağırlıklı olarak boş alanlardır; atomlar enerjidir!


Atom %99.99999 enerji ve %0.00001 maddedir. Muazzam değil mi? Yani atom altı partiküller maddesel anlamda aslında bir "hiç"tir. Potansiyel anlamda ise “her şey”dir.


Yani bizler potansiyel olarak sonsuz sayıda olası gerçekliği varoluşa çevirme ve realitemiz yapma becerisine sahibiz. Gücümüzün farkında mısınız? Eğer siz gelecekteki bir olayı hayal edebiliyorsanız, gerçeklik kuantum alanında bir olasılık olarak vardır ve sizin tarafınızdan gözlemlenmeyi beklemektedir. Nasıl düşündüğümüz ve nasıl hissettiğimizi değiştirdiğimizde, bedenimiz o olaya çekilir, gerçeğimizde o olay bizi bulur! Çünkü ürettiğimiz duygular manyetik olarak olayları bize çeker.


Dolayısıyla, gerçekliğimizi değiştirmek için "yeni bir olma hali"ne geçiş yapmalı, yeni şekillerde düşünmeli, hissetmeli ve davranmalıyız. Yeni bir sonucu yeni bir zihinle gözlemleyebiliriz.


Bu zamana kadar aynı şekilde düşünerek, hissederek ve davranarak aynı sonuçları yaratmadık mı? Bundan hepimiz şikayetçi olmadık mı? Zihnimizde ve duygularımızda temel bir değişiklik yaparak yaşamımızı değiştirebilir ve potansiyel gerçeklikle eşleşebiliriz.


Kaynak: Joe Dispenza

  • Siyah Instagram Simge