Mikrobiyom - Yüzde Kaç İnsanız?

Sadece bağırsağımızdaki bakterilerin sayısının, galaksimizdeki yıldızların sayısından bile fazla olduğunu öğrendiğimde inanamamıştım. İçimde kocaman bir yaşam alanı vardı, tamamen bir haber olduğum. Bazı sağlık sorunlarıyla karşılaşmasam belki ben de merak edip, onu tanıma yolculuğuna çıkmayacaktım. Tüm kalbimle dilerim ki, sen şimdiden içindeki bu mucizevi ekosistemi tanımaya gönüllü ol. Tanı ki en iyi versiyonun olabilmeye bir adım at, geç olmadan ya da herhangi bir rahatsızlık, ağrı, sağlık sorunu yaşamadan.


% 90 BAKTERİ VE SADECE% 10 İNSAN' DAN OLUŞUYORUZ.

Mikrobiyom, ağırlıklı olarak bağırsağımızda ve ayrıca ağzımızda, burnumuzda, cildimizde ve diğer bazı organlarda yaşayan bir bakteri, virüs ve mantar topluluğudur. Vücudumuzda 10 trilyon insan hücresi ve 100 trilyon mikrobiyal hücre bulunmaktadır. Bu da bizi sadece % 10 insan yapıyor aslında. Toplam ağırlıkları 2-3 kg civarında yani vücut ağırlığımızın yaklaşık % 2-3 kadarını bu bakteriler oluşturuyor.


Bakteriler tüm yaşantımızı kontrol ediyor. Son araştırmalar, bakterilerin sağlığımızı, ruh halimizi, uykumuzu, davranışlarımızı ve beynimizi kontrol ettiğini gösteriyor. Bizi endişeli, stresli ve kızgın hissettiriyorlar. Ama bizi mutlu da edebiliyorlar! Bizi acıktırıyorlar, belirli yiyeceklere karşı hassaslaştırıyorlar. Bizi yorabiliyor ve hasta edebiliyorlar, her yerimizi ağrıtabiliyor ya da bizi hastalıktan koruyabiliyor, hiç olmadığımız kadar sağlıklı ve güçlü de hissettirebiliyorlar!

Son zamanlarda yapılan birçok çalışma, kronik hastalıkların ve diğer sağlık sorunlarının çoğunun mikrobiyom disbiyozuna (bozulmaya) neden olduğunu da göstermektedir. Mikrobiyomumuzda iyi bakterilerden daha fazla kötü bakteri olduğunda mikrobiyom dengesizliği meydana gelir.

Hipokrat yaklaşık 2500 yıl önce “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar." dedi. Ve nihayet modern bilim onun bilgeliğini yakaladı! Onun ne kadar haklı olduğunu daha yeni yeni anlamaya başlıyoruz.
  • MİKROBİYOTA DİSBİYOZİS: Bir mikrobiyom nasıl dengesizleşir?

Yaşadığımız çevre ve yaşam tarzımız iyi bakterileri yok edebilir ve dengesizlik yaratabilir. Bunun nedeni çevre kirliliği, antibiyotikler, ev temizlik ürünleri, toprak gübreleri, cilt losyonları, kötü diş hijyeni, küf, cıva ve kurşuna maruz kalmak, kronik stres, yetersiz uyku, yetersiz egzersiz ve zayıf beslenme olabilir. Mikrobiyom Disbiyozu, tüm fizyolojimizi ve beyin dahil tüm organlarımızı etkiler.

  • MİKROBİYOMUMUZU DENGELEYEBİLİR VE SAĞLIĞIMIZI YENİDEN KAZANABİLİRİZ

İyi haber şu ki, mikrobiyomumuzu dengede tutmak için yapabileceğimiz birçok şey var. Doğada vakit geçirmek veya arkadaşlarımızla konuşmak bile bakteri genlerinin ifadesini değiştirir.


1. Egzersiz ve diyet, mikrobiyomun dengelenmesinde oldukça güçlü etkilere sahiptir. Egzersiz yaptığımızda bağışıklık sistemimizi güçlendiren ve bizi çeşitli hastalıklara karşı koruyan bakteri genlerini çalıştırırız.


2. Çok sayıda gökkuşağı renginde sebze yemek ve işlenmiş gıdalardan ve şekerlerden kaçınmak, mikrobiyomu da dengeler. Prebiyotik ve probiyotik tüketmek, iyi bakterileri geri kazanmamıza ve bağırsak sağlığımızı iyileştirmemize yardımcı olur. Prebiyotikler mikrobiyotaya besin sağlamanın yanı sıra onlara çoğalmaları için elverişli bir ortam oluştururlar.

  • Prebiyotik deyince aklımıza lifli gıdalar gelmelidir. Liften zengin gıdalar (sebze ve meyveler) mikrobiyom için en uygun besinlerdir. Yaban mersini, kahve ve soğuk sıkım zeytinyağı gibi polifenollerden zengin besinlerin mikrobiyom ortamında iyileşme sağlayarak dejeneratif hastalıklara karşı korunmada anlamlı bir rol oynadığı gösterilmiştir.

  • Probiyotikler ince ve kalın bağırsaklarda yaşayan “yararlı bakterilerdir”. Bağırsaklarınızı (bol miktarda posalı gıdalarla beslenerek) onlar için mükemmel bir yuva haline getirirseniz probiyotik bakteriler orada çoğalacaklar ve bize yararlı işler yapacaklardır. Kefir, turşu, tarhana gibi geleneksel gıdalar doğal birer probiyotik kaynağıdır.

3. Onları öldürmeyin Mikrobiyotanızı mahvetmenin en kolay yolu, onları antibiyotikle öldürmektir. Kesinlikle gerekli olmadıkça ve doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanmayın. Ayrıca işlenmiş gıdalar mikrobiyota bakterilerine zarar veren koruyucu maddeler içerdiğinden her türlü işlenmiş (paketlenmiş) gıdadan kaçınmanız doğru olacaktır. Mümkün olduğunca tam ve gerçek gıdalarla beslenin. Koruyucu ve katkı maddesi içeren gıdaları tüketmeyin.

4. Toksinlerden kurtulmak, diş sağlığını iyileştirmek, yoga yoluyla stresimizi serbest bırakmak, meditasyon, tai chi, daha iyi uyku - tüm bunlar mikrobiyomumuzu dengelemeye yardımcı olacaktır.

  • MİKROBİYOMLARIMIZ BİRBİRİ İLE ETKİLEŞİYOR

İlginç bir şekilde, mikrobiyomumuz çevremizdeki insanların mikrobiyomunu etkiler çünkü nefes alma, konuşma ve dokunma yoluyla sürekli bakteri alışverişi yapıyoruz. Böylece sağlıklı insanlar, sağlıklı mikrobiyomlarını sağlıksızlarla paylaşabilirler ve bunun tersi de geçerlidir.


Yaşam tarzımız (yediğimiz yemek, ne kadar hareket ettiğimiz, güldüğümüz, sevdiğimiz ve başkalarıyla etkileşim kurduğumuz) yalnızca sağlığımız ve uzun ömürlülüğümüz üzerinde değil, aynı zamanda çevremizdeki tüm insanlar üzerinde de muazzam bir etkiye sahip!


Bu da bizi sadece kendi refahımızdan sorumlu olmadığımızı, tüm dünya için sorumlu olduğumuzu apaçık bir şekilde ortaya tekrar ve tekrar koyuyor.

Birbiriyle alakasız görünen pek çok hastalığımızın altında - mutalaka ağır rahatsızlıklar yaşıyor olmana gerek yok, anlam veremediğin kronik yorgunluğun da buna dahil - bağırsak mikrobiyomuyla ilgili sorunların olabileceği her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.


Vücudumuzda kocaman bir ekosistem yaşıyor, varlığından bir haber olduğumuz. Duygularımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı doğrudan etkileyen bir yaşam alanı, ve mikroplar topluluğu var içimizde.


Fırsatın ve imkanın varsa, “Dışkı Flora Tarama Testi” yaptırarak iç ekosistemini ve buna paralel olarak kendini çok daha yakından tanıyarak, analiz ederek en sağlıklı haline ulaşmak için bir adım atabilirsin!


Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiye sahip olmak istersen psikiyatr doktor Deniz Şimşek’ in “Birim - Hücresel Sağlıktan Ruhsal Yolculuğa” kitabını tüm kalbimle sana tavsiye ederim. (Hatta tavsiye etmekten öte rica edebilirim, lütfen al ve oku. Oku ve içinde yaşadığın bu akıl almaz bedeni derinden tanı.)


Bağırsaklarımızdaki bakterilerin mutlu ve sağlıklı olması bizim de mutlu ve sağlıklı olmamızı birebir etkiliyor. O yüzden sana tavsiyem, ne olur bu yaşam alanına sahip çık!


Kaynak: jci.org/articles/view/76304, synevo

  • Siyah Instagram Simge