Yüksek Titreşim

İnanması zor olabilir ama bu gezegendeki ve ötesindeki her şey bir titreşimdir! Etrafımızda gördüğümüz her şey belli bir frekansta titreşmektedir, aynı bizim de her an titreştiğimiz gibi. Her şeyin kendi titreşim frekansı vardır - masa, araba, resim çerçevesi, kaya ve hatta düşüncelerimiz ve duygularımız. Sabah içtiğimiz kahvemizden böbreklerimizin içindeki minicik hücrelerimize kadar - her şey titreşen enerjiden oluşur. Her şey gözümüze sabitmiş gibi görünür belki ancak görmediğimiz şey; tüm evrenin katı olduğu yanılsamasını veren titreşen parçacıklardan oluşmasıdır.


Titreşimi anlamak, içimizdeki birçok şeyi uyandırabilir! Potansiyelimizin daha fazla farkına varabilir ve hepimizin nasıl da birbirimize bağlı olduğumuzu, şefkat ve nezaketin neden bu kadar önemli olduğunu görmemizi daha kolay ve anlaşılır kılabilir.

"Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız enerji, frekans ve titreşim açısından düşünün." - Nikola Tesla
  • Titreşim Bilimi: HER ŞEY TİTREŞİR!

Titreşim maddenin 1 saniye içinde yaptığı salınım miktarıdır. Etrafımızdaki her şey bu titreşen parçacıklardan ve enerjiden oluşur. Bu titreşimlerin hızı nesnelerin katı, sıvı veya gaz gibi görünmesine neden olur. Bizler maddesel boyutta atomlardan oluşuyoruz ve atomlarımız hücresel boyutta kendi içinde titreşiyorlar. Bu kavramı anlamak zor gelir bize çünkü şu anda titreşerek olduğumuz yere pat diye düşmüyoruz! Açıkça bir telefonu tutuyor, bir bilgisayar ekranına bakıyoruz ve buna karşın elimizi havada salınarak ve titreşerek öylece gezdiremiyoruz.

"Titreşiminiz", genel varoluş durumunuzu tarif etmenin süslü bir yoludur. Evrendeki her şey, farklı frekanslarda titreşen enerjiden oluşur. Katı görünen şeyler bile kuantum seviyesindeki titreşim enerji alanlarından oluşur. Buna siz de dahilsiniz." -Cassandra Sturdy

Kuantum seviyesinde, titreşimler bizim için tamamen görünmezdir çünkü göremeyecek kadar küçüktürler. Katı bir nesneye baktığımızda, birçok parçacığın (o kadar çok ki, gerçekten anlayabileceğimiz bir sayı değil) birlikte titreşmesinin sonucunu görüyoruz. Gördüğümüz şeylerin çoğu boş alandan oluşuyor.


Gerçeklik gibi gördüğümüz her şey aslında yüzde 99.9999.. boşlukken, yüzde 0.00001’i fiziksel maddedir. Bu bilgi her defasında büyülüyor beni!

Bir dakikalığına titreşimi düşünün!


Çok yavaş titreşen bir şeyi düşündüğümüzde ne tür duygular ortaya çıkıyor? Ya çok çabuk titreşen? Muhtemelen yüksek titreşimde çok fazla enerjiyi ve heyecanı hissediyorken, düşük titreşimde halsiz veya üzgün hissediyoruz. Yüksek titreşimler bize ilham verir, bizi besler, iyileştirir ve rahatlatır; onlar destekleyici güçtür. Düşük titreşimler ise şüphe, endişe, hastalık, güçsüzlük, yenilgi hissi ve dengesizlik durumları yaşatır bizlere. Düşük olana kıyasla daha yüksek bir titreşimde olmayı seçtiğimizde, gücümüzü geri alır, yaşamımızı genişletir ve gelişiriz.


Daha yüksek titreşirken, daha yüksek potansiyelimize ve gerçekliğimize göre yaşarken düşük titreştiğimizde onlardan uzaklaşırsız. Bu nedenle titreşimle çalışmak ve titreşim durumumuza dikkat etmemiz çok önemlidir.

"Titreşimimizi yükseltmek" hakkında konuştuğumuzda, sevgi, umut, şefkat ve nezaket gibi çok yüksek hızda titreşen duygulardan bahsediyorum! Açgözlülük, korku, nefret ve üzüntü gibi duygular oldukça düşük titreşirler. Peki var mı bunun bir kanıtı?

  • Yüksek ve Düşük Titreşimin Kanıtı

Dr. Masaru Emoto sözlerimizin titreşimlerinin etkilerini görmek için bir deney yaptı ve sonucunda insan bilincinin suyun moleküler yapısı üzerinde etkisi olduğunu kanıtladı!


Dünyanın yarısı sularla kaplıdır ve vücudumuzun ise dörtte üçü sudur. Bu sebeple suyun mesajı hepimizin bireysel sağlığı ve doğanın yenilenmesi açısından muazzam bir önem taşımaktadır.


“Suyun bilgi toplama gibi bir özelliği olabilir mi?” sorusundan yola çıkarak deneyler yapan Emoto, aynı suyun bulunduğu kabın üzerine farklı anlamlarda sözcükler yazmak, suyla sesli bir şekilde konuşmak ve suya müzik dinletmek gibi yaptığı birçok deney sonucunda her farklı müdahaleyle suyun yapısında da bazı değişiklikler meydana geldiğini tespit etti. Negatif kelimeler, daha düşük enerji titreşimlerine maruz kalmanın bir sonucu gibi görünen kristaller yarattı. Suya bunu yapan bize neler yapar sizce?

Öyleyse, hepimiz titreşen enerjiden yaratılmışsak titreşimimizi nasıl yükselteceğimizi öğrenmenin bir yolu var mı? Tabiki evet! Hem de birçok yolu vardır.

Titreşiminizi Artırın: Günlük Olarak Titreşimle Çalışmanın 13 Yolu

1. Düşüncelerimizin bilincinde olalım.

Düşüncelerimiz bir frekans yayarlar. Gün içinde 60.000 tane düşünce üretebilen bir kapasiteye sahipken, bu düşünceler aracılığıyla yayabileceğimiz titreşimin ve etkinin farkında mıyız? Muazzam! Aklımıza gelen her düşüncenin üzerimizde ve çevremizde bir etkisi vardır. Olumsuz düşünceleri değiştirip olumlu, mutlu, ışıltılı düşünceler düşündüğümüzde bunlar da “birer şey” haline gelirler. Bunu ne kadar çok yaparsak, olumlu düşünmemiz de o kadar doğal hale gelecektir. Ve buna paralel olarak yüksek tonlarda titreşmemiz de! Düşünceler -> Duygular -> Titreşim

2. Konuşma şeklimizin farkında olalım.

Farkındalıkla konuşma büyük bir oyunu değiştiricidir hayatlarımızda. Başkalarıyla konuşma şeklimiz aynı zamanda kendimizle nasıl konuştuğumuzdur. Başkalarıyla - ya da kendimizle - konuşurken tonumuzu daha sabırlı, olumlu, şefkatli ve bilinçli bir sese çevirmek, titreşimimizde ani bir değişim sağlayacaktır. İyileştirici tonlardan yararlanalım!


3. Meditasyonu hayatımızda düzenli bir uygulama haline getirelim.

Sadece bir dakikamız bile olsa sessiz olmak için zaman ayıralım. Meditasyon, titreşimimizi yükseltmek ve bilincimizi değiştirmek için kanıtlanmış ve en etkili yöntemlerden biridir. Sakin bir zihin, güçlü bir zihindir; yaşadığımız ve içinden geçtiğimiz şeylere karşı farkındalıkla yaklaşmamıza yardımcı olur. Meditasyon, daha yüksek bir güce ve sezgimize bağlandığımız bir zamandır. Meditasyon yapmakta zorlandığım zamanlarım benim de çok oluyor. Hareketsiz oturup zihnimi temizlemekte zorlandığım zamanlarım elbette oluyor. Bu da ona her zamankinden daha çok ihtiyacım olduğu anlamına geliyor aslında. Bu yüzden uygulamayı her zaman bir öncelik haline getirdim. Nasıl yaptığımız veya ne kadar yaptığımız önemli değil; önemli olan tek şey yapmamız!


4. Yediğimiz yiyeceklerin bilincinde olalım.

Bazı yiyecekler düşük seviyede, bazıları ise yüksek seviyede titreşir. Tükettiğimiz gıdanın katkı maddeleri, koruyucular ve ilaçlarla kaplı, yapay, kimyasal hale getirilmiş işlenmiş gıdalar olması daha zayıf hissetmemize neden olacaktır. İyi, yüksek titreşimli yiyecekler mevsiminde meyveler, sebzeler, kuruyemişler, suda bekletilmiş baklagiller, tam tahıllar, sağlıklı yağlardır. Düşük titreşimli listede ise unlar, bazlı tahıllar, süt ürünleri ve şekerler vardır. Ve tabiki paketli ürünler. Yemek konusu bana kalırsa çok bireysel bir konu. Her zaman herkes için doğru bir beslenme şekli yok. Gerçekten bir şeyi yedikten hemen sonra nasıl hissettiğine dikkat etmek gerçek bir sınavdır. Yüksek titreşmek için bugünden buna dikkat etmeye başlayalım!


5. Müzik dinleyelim ve müziğimizin bize ne söylediğinin de bilincinde olalım.

Müzik, tıbbın en eski kullanılan yöntemlerinden biridir. Müzik aynı zamanda yüksek veya alçak, yatıştırıcı veya rahatsız edici, ilham verici veya tetikleyici olabilen titreşimlerden oluşur. Nefret, acı, şiddet, drama ve korku sözleri bilinçaltımıza mesajlar gönderir. Aşkı hayatımıza çekmek istiyorsak, gerçek, tutkulu, uzun ömürlü aşk hakkında şarkılar dinleyebiliriz. Barış istiyorsak, huzur ve rahatlama hakkında müzik dinleyebiliriz. Seni daha yüksek titreşimlere çıkaran çalma listeleri oluştur!

Spotify'daki "Energy Cleanse" çalma listelerine bir göz atabilirsin.


6. Ev ortamımızın farkında olalım.

Evlerimizde oldukça çok zaman geçirdiğimiz bir dönemden geçmekteyiz. İçinde bulunduğumuz ortamımız titreşimimizi doğrudan etkileyecektir. Resimler, fotoğraflar, kristaller, heykeller, kitaplar, dergiler, çiçekler, bitkiler, duvardaki renkler ve hatta mobilyalarımızın düzenlenme şekli bir enerji yaratır. Ortamımızı bize enerji verecek, mutlu edecek şekilde düzenleyebiliriz.

7. İzlediğimiz düşük titreşimli televizyon süresini azaltalım.

TV'deki birçok şov, gerçek dünyaya odaklanılan şiddeti ve dramları içerir. Doğrudan evimize getirilen sürekli bir olumsuzluk akışı yaratır Bunun da ötesinde, sorunlarımızı çözmek için haplara ihtiyacımız olduğunu ve birisine onları sevdiğimizi göstermek için pahalı mücevherler almamız gerektiğine ilişkin en ufak bir doğruluk payı olmayan birçok reklam ve dizileri içerir. Bilinçaltımızı bu çöplerle doldurarak titreşimimiz düşürmeyelim!

8. Tanıdıklarımızın, arkadaşlarımızın ve geniş ailemizin titreşim seviyelerinin farkında olalım.

Yüksek titreşimli insanlarla takılarak kendi enerji seviyemizi yükseltebiliriz. Enerjimizi düşüren insanlarla aramıza sınır koyalım. Bize iyi geldiğini düşündüğümüz insanlarla etrafımızı çevrelemeyi seçelim.


9. Rastgele iyilik yapalım ve karşılığında hiçbir şey beklemeyelim!

İnandığımız amaca hizmet eden bir kuruma bağış yapabiliriz. Sokağımızdaki çiçekçiden bir çiçek alabilir ve ona hediye edebiliriz! Yıllardır konuşmadığımız birine düşünceli bir hediye gönderebiliriz. İhtiyacı olan bir çocuğa giymediğimiz kıyafetlerimizi armağan edebiliriz. Bir parça çöpü bize ait olmasa bile yerde alıp atabiliriz. Bunları teşekkür için ya da beklenti içinde yapmamayı seçelim. Sadece kalbimizin iyiliğiyle yapalım. Sonrasında titreşiminiz nasıl da hızlıca kendiliğinden yükseleceğini göreceksiniz!

10. Minnettar olalım.

Bir minnettarlık listesi yapmak, titreşimimiz sahip olmadığımız şeylere odaklanmaktan (ki genelde yaptığımız ne yazık ki bu!) hayatımızda zaten bol olan şeylere kaydırır. Şükran duyabileceğimizden çok fazla şey var çok. Her gece yatağa gittiğimizde (küçük bir şükran günlüğüne) o gün için minnettar olduğumuz 5 şeyi yazabiliriz. Bu çok güzel bir egzersiz olabilir. Bu hislerle uykuya dalmayı bir hayal edin!

11. Takdir edelim.

Güzel bir şey bulalım ve onu takdir edelim. Güzellik her yerdedir. Bir an için acele etmeyi bırakalım ve sadece güneşin altında durmak için, çevremizi takdir etmek için zaman ayıralım.


12. Nefes alalım (Gerçek nefes).

Vücudumuzda “Bhramari Nefesi” ile uğultulu bir sesle nefes verirken bir titreşim yaratabiliriz. Yaban arısı veya bal arısı nefesi olarak da adlandırılan bu tekniğin gama dalgaları patlamaları, daha iyi konsantrasyon, gelişmiş hafıza ve artan mutluluk ve yaratıcılıkla ilişkili beyin dalgaları yarattığı gösterilmiştir. Fiziksel düzeyde, Bhramari' nin iyileştirici titreşimi kan basıncımızı ve kalp atış hızımızı düşürmeye ve hatta sesimizin akustiğini iyileştirmemize yardımcı olabilir. Nadi Sodhana nefes tekniği de dengeleyici ve arındırıcı nefes tekniklerinden biridir. Titreşimimizi azaltabilecek her türlü durgunluğu ortadan kaldırır.


13. Hareket edelim.

Titreşim hareket gerektirir, ne kadar çok hareket edersek o kadar yüksek seviyede titreşiriz! Hareket, duygu ve enerjiyi harekete geçirir. O halde aktif olalım! Dans edelim! Kendimizi ne kadar mutlu hissedersek, kendimize o kadar çok mutlu deneyimler çekeriz çünkü farklı bir frekansta çalışmaya başlarız.


14. Merhamet gösterelim ve affedelim.

Bizi inciten birini bağışlamak ve şefkat duymak, bu listede yapacağımız en zor şey olabilir belki de, ancak en önemlilerinden biri olduğu da aşikardır. İntikam düşünceleri düşük titreşimliyken (hem de oldukça çok!), affetme düşünceleri çok yüksek titreşimdedir. Ve "affetmek özgürlüktür". Titreşimlerin en yücelerindendir bana kalırsa. Sadece geçmişimizdeki biri hakkında herhangi bir eylemde bulunmadan bağışlama düşüncelerini bile düşünmek, titreşimimizi çok artıracaktır. (Ama imkanın varsa git ve konuş!)

Günlük seçimlerimiz, eylemlerimiz, davranışlarımız, kalıplarımız ve alışkanlıklarımız aracılığıyla hangi gerçekliği birlikte yaratmaya yardım ediyoruz? Titreşim sinyalimiz nedir? Bütün gün hep birlikte bir yaratım içinde olduğumuzu fark edelim! Ve harekete geçelim!


Eğilimlerimizi, çevremizi ve refahımızı gözlemleyelim. Hepsi neyi işaret ediyor? Hayatımızın çeşitli yönlerinde günlük olarak daha yüksek titreşmek ve gücümüzü yaşamak için gerekli aksiyonları alalım!


Titreşimimiz değiştikçe yaşamımız ve gerçekliğimiz değişir. Sabit ve arzu ettiğimiz bir titreşim alanında olmak için titreşimimizi neyin yükselttiğini fark edebilir ve daha fazlasını yapabiliriz! Neyin işe yarayıp neyin yaramadığına dair zihinsel veya fiziksel bir günlük tutabiliriz. Her gün sürekli olarak titreşimimizi yükselten şeyleri yapmak, yeni ve geliştirilmiş bir yaşam ve gerçeklik yaratacaktır.


Nerede olursak olalım titreşim de oradadır! Yaşam kalitemiz ona bağlıymış gibi titreşimsel farkındalıkta hareket edelim, çünkü öyle. Unutma ki benzer benzeri çeker! Sen yüksek titreşimde olursan yüksek titreşimdeki duygu, düşünce ve olayları hayatına bir bir çekersin. Yasa her zaman çalışır.


Ve unutmayalım ki hayatımızı sevgi, anlayış ve şefkatle yaşadığımızda ve kendimizi aynı enerjilerle çevrelemeyi seçtiğimizde, sadece kendimize değil, dünyaya da çok büyük ölçüde fayda sağlamış oluruz. Öyleyse yüksek tonlarda titreşmek için eylem zamanı!


Kaynak: Jeffrey Allen