Yaratıcı İmgeleme

Gerçekten arzuladığımız hayatı yaşamaya ne kadar yakınız? Hepimizin dilinden son zamanlarda “Hayal et, gerçek olsun.”, “İstediğin hayatı yaşayabilir, dilediğini kendine çekebilirsin.” gibi cümleler dökülmeye başladı. Ağzımızdan çıkan kelimelerin, odağımızdaki düşüncelerimizin ve düşlerimizin gücünün hepimiz farkındayız artık ve hayatlarımızı doğrudan etkilediğini biliyoruz. Peki hayatlarımızda bu denli büyük etkiye sahip olan hayal kurmanın, imgelemenin nasıl yapılacağına dair ne kadar bilgi sahibiyiz? Sadece hayal kurmak ve gözümüzü kapatarak bu hayali resmetmek yeterli mi gerçek olması için? Bu sorular kafamı kurcalarken karşıma çıkan “Yaratıcı İmgeleme” kitabı ile Shakti Gawain kafamdaki tüm soru işaretlerine cevap oldu.

“Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Çünkü bilgi sınırlıyken, hayal gücü tüm dünyayı kapsar.” - Albert Einstein

Öncelikle şunu hatırlatmak isterim ki; iki zihnimiz var - "bilinçli ve bilinçaltı". Stanford Üniversitesi'nde eski bir tıp profesörü olan Bruce H. Lipton' a göre, "bilinçaltı saniyede 40 milyon bit veri ile çalışır, bilinçli zihin ise saniyede yalnızca 40 bit ile işlem yapar." Yani biz farkında bile olmadan, bilinçaltı zihnimiz olayları astronomik bir hızda işliyor. Ve bilinçaltı zihnimiz görsel imgeler ve duygularla düşünüyor. Öyleyse bu gücü nasıl kendi yararımıza kullanabiliriz? Yaratıcı imgeleme bize yardımcı olabilir mi?

Yaratıcı imgeleme nedir?

Yaratıcı imgeleme kısaca “yaşamımızda olmasını istediğimiz şeyleri yaratabilmek için hayal gücümüzü, düş gücümüzü kullanmamız" dır. Aslında bu gün içinde hepimizin çokça yaptığımız bir şey. Yapamadığımız şey; bu gücümüzü "bilinçli bir şekilde nasıl kullanabileceğimizi" keşfetmek!

Yaratıcı imgeleme nasıl işler?

1. Fiziksel evren enerjidir - Fiziksel evren gerçekte herhangi bir “madde”den değil “enerji”den oluşuyor. Bizler, insanoğulları gündelik hayatımızın koşturmasında bu gerçeğin varlığını unutuyoruz bana kalırsa. Nesneler atom altı seviyede, küçük partiküller olarak görülür ve giderek küçülen bu zerreler sonunda saf enerjiye dönüşür. Yani içimizdeki ve dışımızda her şey esasında bir enerji!

2. Enerji manyetiktir - yani "mıknatıs" özelliğine sahiptir. Enerji yasası der ki : belirli bir niteliğe ya da titreşime sahip enerji, kendisine benzer bir nitelik ve titreşime sahip enerjiyi çekme eğilimindedir. Düşünce ve duygularımız da manyetik enerjiden ibaret olduklarına göre, benzer yapıdaki enerjileri kendimize bu yolla çekeriz!


3. Şekil fikri takip eder - Bir şeyi yaratırken onu önce bir düşünce şeklinde yaratırız. Bir düşünce ya da fikir, her zaman o olay gerçekleşmeden önce meydana gelir. Bir ressama ilham gelmesinin ardından resim yapması gibi. Sadece fikri ya da düşünceyi alıp onu zihnimizde tutmak bile bir enerjidir ve bu enerji bu şekli kendisine çekerek gerçek hayatta yaratıma girişir!


Deneyimlerimden gördüğüm kadarıyla sadece “olumlu düşünerek” değişimi gerçekleştiremiyoruz. Önce kendimizi nasıl engellediğimizi, korkularımızı ve kaygılarımızı keşfetmemiz gerekiyor. Ve bir şeyler hayal ederken - Yeni bir işe girecek ve çok mutlu olacağım. - arka planda, bilinçaltımızda kendimizi sabote eden düşüncelerimiz yer alıyorsa - Nasıl olsa benden daha başarılı olanlar da başvurmuştur, muhakkak daha iyi CV’ lere sahip olanlar vardır, kabul edilmem zor. - düşüncesi yatıyorsa bu imgenin gerçekleşmesi ne kadar mümkün olabilir ki?


Anladım ki öncelikle bu sabotajları, yanlış inanışlarımızı fark etmek ve temizlemek olmalı. Eminim çoğumuz bu adımı atlayarak hayaller alemine dalıyor, sonra da çuvallıyoruz. Günün sonunda “Hiç bir hayalim gerçek olmadı.” diyoruz. Ama hayır, bizler doğru şekilde hayal kurmayı bilmiyoruz. Belki de başlangıç noktamız burası olmalıdır. Önce kendimize güvenimiz yok veya yetersizlik duygumuz baskınsa, kendimize çok güvendiğimizi, inandığımızı imgelemeye başlayabiliriz!


Beynimiz taraf tutmuyor! Bilinçaltımızda "kötü imgeler" yaratıyorsak gerçeğimiz bu olacaktır. Ya da aksine, beynimizi "motive edici, ilham verici resimlerle ve olumlu duygularla" beslersek, yaratıcı görselleştirmenin olumlu gücünü harekete geçirecek ve hayatımızı baştan sona değiştiren, olumlu deneyimler yaşayacağız!

Nasıl imgeleme yapacağız?

1. Hedefimizi Belirleyelim

Temel bir görselleştirmeye başlamak için, gelecek hedeflerinden birini düşünün. Ne istiyorsun? Açık ol. Bu bir iş, ilişki, duygu, ruh hali ya da değişim her ne olursa olsun, yaratmak istediğimiz şeye karar vermek ilk adımımız.

2. Bir Fikir ya da Görüntü Yaratalım

Gözlerinizi kapatın ve bu hedef gerçek olduğunda vücudunuzda sizi en çok heyecanlandıran, yoğun duygular yaşatan görüntüleri bulun ve bunlara odaklanın!

3. Duyularımızı ve Duygularımızı Katalım

Gerçekleşmesini istediğiniz bu şeyi hayalinizde canlandırırken ya da düşünürken ŞU ANDA GERÇEKLEŞMEŞ gibi, zaten olmuş gibi düşünün ve öyle hissedin.


Bu kısım hepimizin atladığı yer oluyor bana kalırsa. Biz sadece hayal ediyor, düşünüyor ve olmasını diliyoruz. Duygu katmıyoruz.


Hedeflerine ulaştığında nasıl hissediyorsun? Haydi hisset! Neşe, gurur, başarı, mutluluk, zenginlik ya da güven duygusu.. Biri ya da hepsi mi yoksa? Her gün uyandığın sen, nasıl hissediyorsun?


Hedeflerimizin nasıl görüneceğini ve nasıl hissettireceğini hayal ederek, beynimizi kaslarımıza bağlayan "nöromüsküler yolları" aydınlatabiliriz. Bunu yapmak, beynimizin bu hedefe ulaşmış olmanın nasıl bir his olduğunu düşünmeye başlamasına yardımcı olur, henüz gerçekleşmeden, şu an! Ne olur şunu unutmayalım: beyin "hayal ve gerçeği" ayırt edemez.


Bana inanmakta zorlandıysan haydi şimdi test et! Gözlerini kapat ve sulu, sapsarı bir limonu ısırdığını hayal et. Elinde gerçekten bir limon olmadığı halde sadece hayal ederek rengini zihninde gördün, kokusunu, tadını aldın değil mi? Hatta belki yüzün buruştu, mimiklerin değişti ve dilinde tükürükler salgılandı ve ağzın sulandı! Beyin gerçek ile hayal arasındaki farkı gerçekten bilmiyor! İşte "imgelemenin gücü"nün bu noktada farkına varabilirsin!


Her imgeleme yaptığımızda olmak istediğimiz hali hissettiğimizden, kokladığımızdan, hatta tattığımızdan veya duyduğumuzdan emin olalım. BU AN GERÇEK BİR AN!


4. Sık Sık Üzerine Düşünelim

Bizi heyecanlandıran ve hedeflerimizi temsil eden görüntüleri netleştirdikten sonra, bilinçaltımızın gücünü sürekli olarak tetiklemek için bunları sık sık zihnimizin gözünde görselleştirmek çok önemlidir. Yaşamımızın ayrılmaz bir parçası yapacağız böylelikle.

Ve unutmayalım ki yaratıcı imgeleme "sadece iyilik için" çalışır!

“Bir şeyi yaratmayı tam anlamıyla amaçladığınızda - yani derinden arzuladığınızda, onu yapabileceğinize tümüyle inandığınızda ve ona sahip olmaya bütünüyle istekli olduğunuzda gerçekleşmemesi mümkün değildir.” - Shakti Gawain

İmgeleme yaparken faydalanabileceğimiz yöntemler:

1. Rahat Olmak

Hayalimizi gözümüzde canlandırırken olabildiğince rahat olmamız, kalp atış hızımızın ve beyin aktivitemizin biraz düşmesi önemlidir. Derin derin "nefes" alıp vererek kendimizi rahatlamış bir moda geçirebiliriz.

2. Vizyon Panosu Yapmak

Hedefimizi "temsil eden" sözcükler, resimler, objeler veya sanat eserleri toplayarak bunları her gün göreceğimiz bir tahtaya yerleştirebilir ve ne için hayal kurduğumuzu gün be gün hatırlayabiliriz. Zihnimizde gördüklerimiz fiziksel olarak yaratmamıza ve bunu gerçeğe dönüştürmemize fazlasıyla yardımcı olurlar!

3. Rehberli Meditasyon Yapmak

Yönlendirmeli meditasyon bilinçaltı zihnimize uyum sağlamamıza ve hedeflerimizle bağlantımızı güçlendirmemize yardımcı olur. Her gün dinleyeceğimiz bir düzen oluşturabiliriz kendimize. Dilersek 5, dilersek 15 dakika!

4. Yeni Bir Rutin Oluşturmak

Örneğin "her gece" uyumadan önce, gelecekteki hayalimizi, olmasını umduğumuz değişimi imgelemek için yaklaşık beş dakika ayıralım. Bir vizyon panosu yaptıysak, yatmadan hemen önce ve sabah yine ilk iş olarak ona bakabiliriz. Bana kalırsa günün hangi saatinde yaptığımız ya da nerede yaptığımıza ilişkin rutin oluşturmamız çok önemlidir. Çünkü ne kadar çok pratik yapar ve rutinimize bağlı kalırsak, bizim için o kadar somut olurlar ve bu da büyük bir zihinsel dönüşüme yol açar.


Gerçekten bir şeyin meyve vermesini istiyorsak, o zaman yaratıcı zihnimizi çalıştırmamız gerekiyor. Yaratıcı imgeleme bir teknik olmaktan öte, "bir bilinç hali"dir esasında. Kendi evrenimizi kendimizin yarattığını idrak ettiğimiz ve bunun tüm sorumluluğunu üstlendiğimiz yüksek bir bilinç hali!


Hayallerimiz üzerine düşünmeye zaman ayırdığımızda, yaşamak istediğimiz hayata ilişkin hayallerimizi duygularımızı da ekleyerek düzenli olarak görselleştirdiğimizde, bilinçaltımız zaten başardığımıza inanacak ve bize başarılı olmak için ihtiyacımız olan kaynakları teker teker verecektir.


Lütfen her birimiz kendimize gerçekten hedeflerimize ulaşabileceğimiz, hayallerimizi hayatımız yapacağımız konusunda inanalım! Ve bu duygunun vücudumuzun her bir hücresini ele geçirmesine izin verelim.


Tek sınır kendi zihnimizse, biz de o sınırları kaldırırız!


Kaynak: Shakti Gawain